HAGB, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde düzenlenmiş olup, mahkumiyet hükmünün hukuki sonuç doğurmasının belirli bir denetim süresi boyunca ertelenmesini ifade eden kritik bir kurumdur. HAGB kararı verildiğinde, sanık hakkında teknik anlamda bir mahkumiyet hükmü kurulur, ancak bu hüküm açıklanmadığı için hukuki varlık kazanmaz ve sanık “hükümlü” statüsüne geçmez. Bu sayede sanık, adli sicil kaydında normal sabıka olarak görünmez ve kamu görevlerine
başvurma veya seçme/seçilme haklarını kullanma gibi haklarından mahrum kalmaz. Denetim süresi yetişkinler için 5 yıl, 18 yaşından küçükler için ise 3 yıl olarak uygulanır. Denetim süresinin sorunsuz tamamlanması durumunda, mahkeme davanın düşmesine karar verir ve hakkındaki kayıt hukuken silinir.

HAGB ŞARTLARI

HAGB kararı verilebilmesi için CMK 231/6’da belirtilen şartların toplu olarak gerçekleşmesi gerekmektedir:

(6) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;

a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,

b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,

c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,

gerekir.

Ceza Sınırı: Sanığa verilen cezanın 2 yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması.
Sabıka Durumu: Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması.
Zararın Giderilmesi: Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, eski hale getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesi.
Hakim Kanaati: Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları değerlendirilerek yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varılması.

Sanık, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlerse veya denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı davranırsa, geri bırakılan hüküm açıklanarak infaz edilir. Hüküm açıklanırken sanığın savunması alınmalı ve duruşma açılarak karar verilmelidir. Açıklanan bu ceza artık ertelenemez veya seçenek yaptırımlara çevrilemez. 28.06.2014 tarihi ve sonrasında işlenen suçlarda, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemeyeceğini hükme bağlamıştır ancak taksirli suçlar için bu engel bulunmamaktadır.

HAGB kararı için sanığın talebi aranmamaktadır. Eskiden HAGB kararı verilebilmesi için aranan sanığın HAGB kararını kabul etmesi şartı kaldırılmıştır. Bu yeni düzenleme ile mahkemeler, sanığın talebi veya kabulü olmaksızın, re’sen (kendiliğinden) HAGB kararı verebilir hale gelmiştir. Yeni düzenleme uyarınca, HAGB kararı verilse bile, aynı kararda yer alan müsadere hükümleri doğrudan infaz edilebilir. Bu, müsadere (eşya veya kazanç), HAGB’nin kurulan hükmün hukuki sonuç doğurmama ilkesinin tek istisnası olarak hukuken varlık kazandığı anlamına gelmektedir.

Genel şartların sağlanmasına rağmen, kanun koyucu bazı suç tipleri için HAGB kararı verilmesini özel kanunlarla yasaklamıştır. Bunlar arasında Anayasa’nın 174. maddesindeki inkılap kanunları suçları, sporda şiddet ve şike suçları (6222 sayılı Kanun), imar kirliliği suçu, karşılıksız çek keşide etme suçu ve icra iflas kanunundaki suçlar yer almaktadır. Disiplin hapsi ve tazyik hapsi gerektiren fiillerde de HAGB uygulanmaz.

 

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir