Finansal güçlük içindeki şirketler ve bireysel borçlular için Türk hukuku çeşitli koruma mekanizmaları öngörmektedir. Bu mekanizmaların en önemlilerinden biri olan konkordato, borçlunun alacaklılarıyla belirli bir ödeme planı üzerinde anlaşmasına olanak tanırken, devlet gözetiminde yeniden yapılanma sürecini de beraberinde getirir. 2018 yılında yapılan köklü yasal değişikliklerle iflas erteleme kurumu yürürlükten kaldırılmış, yerine güçlendirilmiş bir konkordato sistemi hayata geçirilmiştir. Bu yazıda söz konusu süreçler, yasal dayanakları ve dikkat edilmesi gereken temel noktalar ele alınmaktadır.
İflas Erteleme Neden Kaldırıldı?
İflas erteleme kurumu, uzun yıllar boyunca borca batık şirketlerin mahkeme kararıyla faaliyetlerini sürdürmesine imkân tanıyan bir araç olarak uygulandı. Ancak zamanla bu kurumun kötüye kullanıldığına dair ciddi eleştiriler gündeme geldi. Bazı şirketlerin gerçek anlamda bir iyileşme sağlamaksızın defalarca erteleme kararı aldığı ve bu durumun alacaklıların mağduriyetine yol açtığı gözlemlendi.
Bu sorunları gidermek amacıyla 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 2018 yılında yürürlüğe girmiş ve iflas erteleme kurumuna son vererek konkordatoyu yeniden düzenlemiştir . Böylece borçlu koruma mekanizmasının ağırlık merkezi, mahkemenin pasif denetiminden aktif bir uzlaşma ve denetim sürecine kaymıştır.
Konkordato Nedir?
Konkordato, İcra ve İflas Kanunu’nun 285. ve devamı maddelerinde düzenlenen bir hukuki kurumdur . Özünde borçlunun, borcunu tamamı yerine belirli bir oranda ya da belirli bir vadeye yayarak ödemesini içeren, mahkeme onaylıyla bağlayıcı hâle gelen bir alacaklı-borçlu uzlaşmasıdır.
Konkordato yalnızca iflas eden değil, ödeme güçlüğüne düşmüş ya da düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalan borçlular tarafından da talep edilebilir. Bu yönüyle konkordato, reaktif değil önleyici bir araç olarak da işlev görür.
Kimler Konkordato Talep Edebilir?
Kural olarak hem gerçek kişi tacirler hem de tüzel kişi şirketler konkordato talebinde bulunabilir. İflasa tabi olmayan borçlular da belirli koşullar altında konkordatoya başvurabilmektedir . Talep, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine yapılır.
Konkordato Sürecinin Temel Aşamaları
1. Geçici Mühlet
Borçlunun mahkemeye başvurmasının ardından mahkeme, ön inceleme sonucunda geçici mühlet kararı verebilir. Bu karar, belirli bir süre için alacaklıların icra takibi başlatmasını ya da mevcut takipleri sürdürmesini engeller. Geçici mühlet süreleri ve uzatma koşulları kanunda düzenlenmiş olmakla birlikte güncel süreler için teyidi önerilir.
Mahkeme aynı zamanda borçlunun işlemlerini denetlemek üzere bir veya birden fazla geçici konkordato komiseri atamaktadır.
2. Kesin Mühlet
Geçici mühlet süresince hazırlanan raporun olumlu sonuçlanması hâlinde mahkeme kesin mühlet kararı verir. Kesin mühlet, konkordato projesinin alacaklılara sunulacağı ve müzakere edileceği esas koruma dönemidir. Bu süre içinde de icra takibi yasağı devam eder. Kesin mühlet süreleri ve olası uzatmalar kanunda belirlenmiş olup güncel düzenleme için .
3. Alacaklılar Toplantısı ve Projenin Kabulü
Kesin mühlet döneminde komiser, alacaklıları konkordato projesini müzakere etmek üzere toplantıya davet eder. Konkordatonun kabul edilebilmesi için kanunda öngörülen alacaklı çoğunluğunun onayı gerekmektedir. Bu çoğunluk hem alacaklı sayısı hem de alacak miktarı bakımından ayrı ayrı hesaplanmaktadır .
4. Mahkeme Tasdiki
Alacaklılar toplantısında yeterli çoğunluk sağlanması, konkordatonun kendiliğinden bağlayıcı hâle gelmesi için yeterli değildir. Mahkemenin konkordatoyu tasdik etmesi zorunludur. Tasdik kararıyla birlikte konkordato, itiraz eden alacaklılar dahil tüm alacaklılar bakımından bağlayıcı hale gelir.
5. Konkordatonun Feshi
Borçlunun konkordato şartlarına uymaması ya da hileli davranışlarının ortaya çıkması durumunda mahkeme konkordatoyu feshedebilir. Fesih kararı iflasa yol açabilecek sonuçlar doğurabilir .
Konkordatoda Alacaklıların Durumu
Mühlet kararı, tüm alacaklılar için icra takibi yasağı doğurmakla birlikte bazı alacak türleri bu koruma kapsamı dışında kalabilmektedir. Rehinli alacaklar, işçi alacakları ve nafaka gibi alacaklar için özel düzenlemeler söz konusudur . Alacaklıların haklarını etkin biçimde kullanabilmesi için süreci yakından takip etmesi büyük önem taşımaktadır.
Konkordato ile İflas Arasındaki Temel Fark
İflas, borçlunun tüm mal varlığının tasfiyesini ve ticari faaliyetinin sona ermesini sonuçlayan bir süreçtir. Konkordato ise borçlunun faaliyetini sürdürerek borçlarını yeniden yapılandırmasına imkân tanır. Bu nedenle konkordato, hem borçlu hem de alacaklılar açısından çoğu zaman daha yapıcı bir çözüm yolu olarak değerlendirilmektedir.
Sonuç
İflas ertelemeden konkordatoya geçiş, Türk ticaret hukukunda önemli bir dönüşümü ifade etmektedir. Yeni sistem, borçluya koruma sağlarken alacaklı haklarını ve şeffaflığı ön plana çıkarmaktadır. Gerek konkordato talep etmek isteyen borçluların gerekse alacaklı konumundaki tarafların, sürecin teknik ve hukuki gerekliliklerini başından doğru yönetmesi, olası hak kayıplarının önüne geçmek açısından son derece önemlidir. Süreç, usul kuralları ve süreler bakımından titizlik gerektirdiğinden uzman hukuki destek almak kritik önem taşır.
Sık Sorulan Sorular
Konkordato talebi şirketi iflasın eşiğinden kurtarır mı?
Konkordato, ödeme güçlüğü içindeki bir şirketin faaliyetlerini sürdürerek borçlarını yeniden yapılandırmasına olanak tanır. Ancak mahkemenin gerekli koşulların karşılandığını tespit etmesi ve ardından konkordatonun tasdik edilmesi gerekir. Her olayın koşulları farklı olduğundan sonuç, başvurunun zamanlamasına ve sunulan projenin uygulanabilirliğine bağlıdır.
Mühlet kararı alındıktan sonra alacaklılar icra takibi başlatabilir mi?
Kural olarak mühlet kararıyla birlikte alacaklıların genel icra takibi başlatması ve mevcut takipleri sürdürmesi engellenir. Ancak belirli alacak türleri bu yasağın istisnasını oluşturabilir . Bu nedenle alacaklı konumundaki tarafların durumlarını bireysel olarak değerlendirmesi önerilir.
Konkordato süreci ne kadar sürer?
Süreç; geçici mühlet, kesin mühlet, alacaklılar toplantısı ve tasdik aşamalarından oluştuğundan toplam süre dosyanın karmaşıklığına ve mahkeme iş yüküne göre değişkenlik gösterir. Kanunda öngörülen azami süreler için güncel mevzuatın incelenmesi gerekmektedir .
Borçlu olmayan bir şirket ortağı da konkordato sürecinden etkilenir mi?
Konkordato kural olarak borçlu tüzel kişiyi kapsar. Bununla birlikte şirket ortaklarının kişisel kefaletleri, şirketi temsilen verdikleri teminatlar ya da ayrı borç ilişkileri bulunuyorsa bu kişiler farklı hukuki sonuçlarla karşılaşabilir. Her ortağın durumu kendi koşulları içinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Konkordato veya şirket borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin hukuki süreçler hakkında bilgi almak için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliğinde değildir. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.

