Bir yakınınızın ya da iş ortağınızın borcunu güvence altına almak amacıyla kefil olmak, ilk bakışta küçük bir formalite gibi görünebilir. Oysa kefalet, kefilin mal varlığını doğrudan tehdit edebilecek ağır hukuki sonuçlar doğuran ciddi bir hukuki işlemdir. Türk Borçlar Kanunu’nda ayrıntılı biçimde düzenlenen kefalet sözleşmesi; şekil şartları, türleri ve kefilin hakları bakımından dikkatle incelenmesi gereken bir alandır.
Kefalet Sözleşmesi Nedir?
Kefalet sözleşmesi, bir kişinin (kefil) başka bir kişinin (asıl borçlu) alacaklıya karşı olan borcunu ifa etmemesi hâlinde bu borçtan şahsen sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 581. ve devamı maddelerinde düzenlenen bu sözleşme, tarafların iradesiyle kurulmakla birlikte geçerliliği sıkı şekil koşullarına bağlanmıştır.
Kefalet Sözleşmesinin Geçerlilik Koşulları
Kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için öncelikle yazılı şekilde yapılması zorunludur. Bunun yanı sıra kefilin üstlendiği azami sorumlu olacağı miktarın sözleşmede açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Bu iki koşuldan birinin eksikliği, sözleşmenin kesin hükümsüzlüğüne yol açar.
Eğer kefil evli bir kişiyse, diğer eşin yazılı rızasının alınması da geçerlilik koşulları arasındadır . Bu düzenlemenin amacı, aile ekonomisini korumak ve eşin bilgisi dışında aile mal varlığının tehlikeye girmesini önlemektir.
Ticari işletmeler ve tüzel kişiler açısından ise temsil yetkisi ve ticaret sicili kayıtları gibi ek unsurların da değerlendirilmesi gerekir .
Kefalet Türleri
Adi Kefalet
Adi kefalette alacaklı, kefili takip edebilmek için önce asıl borçluya başvurmak ve borçlunun borcunu ödeyemeyeceğini ortaya koymak zorundadır. Kefil, alacaklı kendisine başvurduğunda “önce asıl borçluya git” anlamına gelen tartışma def’ini kullanabilir.
Müteselsil Kefalet
Uygulamada en sık karşılaşılan tür müteselsil kefalettir. Müteselsil kefalette alacaklı, asıl borçluya başvurmaksızın doğrudan kefile gidebilir. Bu nedenle müteselsil kefil, asıl borçluyla neredeyse aynı hukuki konumda bulunur ve mali açıdan çok daha büyük bir risk altına girer. Özellikle banka kredilerinde standart sözleşmelerde müteselsil kefalet şartı yer almaktadır.
Birlikte Kefalet
Birden fazla kişinin aynı borca kefil olması hâlinde birlikte kefalet söz konusu olur. Bu durumda kefiller arasındaki sorumluluk paylaşımı sözleşme hükümlerine ve kanun düzenlemelerine göre belirlenir .
Kefilin Hukuki Sorumluluğu
Kefil, asıl borcun ödenmemesi hâlinde tüm mal varlığıyla sorumlu tutulabilir. Alacaklı, yasal koşullar oluştuğunda kefilin banka hesaplarına, taşınmazlarına ve diğer mal varlığı değerlerine icra yoluyla başvurabilir. Kefaletin süresi sözleşmede belirtilmişse bu sürenin dolmasıyla sorumluluk sona erer; ancak süre belirtilmemişse sorumluluğun ne zaman sona ereceği ayrıca değerlendirilmelidir .
Öte yandan kefilin sorumluluğu, kefalet sözleşmesinde belirlenen azami miktarla sınırlıdır. Bu miktarın üzerinde bir sorumluluk doğmaz. Faiz, cezai şart ve yargılama giderleri gibi fer’i alacakların bu sınıra dahil olup olmadığı ise sözleşmenin yorumuna bağlıdır .
Kefilin Hakları
Bilgi Talep Etme Hakkı
Kefil, alacaklıdan asıl borçlunun borcunun mevcut durumu hakkında bilgi talep etme hakkına sahiptir. Alacaklı, yılda en az bir kez kefilin yazılı talebi üzerine borcun durumunu bildirmekle yükümlüdür . Bu hak, kefilin mali riskini takip edebilmesi açısından büyük önem taşır.
Def’i Hakları
Kefil, asıl borçluya ait olan def’ileri de alacaklıya karşı ileri sürebilir. Örneğin asıl borç zamanaşımına uğramışsa, borcun bir kısmı ödenmiş ya da takas edilmişse kefil bu hususları alacaklıya karşı savunma olarak kullanabilir.
Rücu Hakkı
Kefil, alacaklının borcunu ödediği takdirde asıl borçluya karşı rücu hakkını kullanabilir; yani ödediği miktarı asıl borçludan talep edebilir. Rücu hakkının yanı sıra kefil, ödeme yaptığı ölçüde alacaklının alacağına halef olur ve alacaklının sahip olduğu güvenceleri de devralır. Bu ilke, halefiyet olarak adlandırılır.
Kefaletin Sona Erdirilmesi
Kefalet belirli koşullar altında sona erdirilebilir. Süreli kefalette sürenin dolması, asıl borcun sona ermesi veya alacaklının kefilin haklarını zedeleyici davranışları kefaleti sona erdirebilecek hâller arasındadır. Süresiz kefalette ise fesih hakkının kullanımına ilişkin kanuni düzenlemeler dikkate alınmalıdır .
Kefalet Sözleşmesinde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
Kefalet sözleşmesi imzalanmadan önce şu hususların mutlaka gözden geçirilmesi önerilir:
Azami sorumluluk miktarı: Sözleşmede ne kadar miktarla sorumlu olacağınız açıkça yazılı olmalıdır. Bu tutar belirsiz ya da sınırsız bırakılmamalıdır.
Kefalet türü: Müteselsil kefalet ile adi kefalet arasındaki fark son derece önemlidir. Sözleşmede hangi türün seçildiği dikkatle okunmalıdır.
Kefalet süresi: Sözleşmenin belirli bir süreyle mi yoksa süresiz mi kurulduğu incelenmelidir .
Eş rızası: Evliyseniz eşinizin yazılı rızasının alınıp alınmadığı kontrol edilmelidir.
Sonuç
Kefalet, hukuki ve mali sonuçları itibarıyla son derece ağır yükümlülükler doğurabilen bir sözleşmedir. Kefil olmadan önce sözleşmenin tüm koşullarının, türünün ve azami sorumluluk miktarının titizlikle incelenmesi; kefil olduktan sonra ise sahip olunan hakların bilinmesi, olası olumsuz sonuçların önüne geçebilir. Özellikle müteselsil kefalet söz konusu olduğunda kefil, asıl borçluyla neredeyse eş düzeyde bir sorumluluk altına girmektedir.
Kefalet sözleşmesine ilişkin hukuki süreçlerde ya da kefil olarak karşılaştığınız uyuşmazlıklarda bir avukattan hukuki destek almanız, haklarınızı daha etkin biçimde korumanıza katkı sağlayacaktır.
Sık Sorulan Sorular
Kefil olduğumu unuttum; hâlâ sorumlu muyum?
Kefalet sözleşmesi geçerli şekilde kurulmuşsa ve sona erme koşulları henüz gerçekleşmemişse kefil, borcun farkında olup olmadığından bağımsız olarak sorumluluğunu sürdürür. Kefalet sözleşmesinin süresinin dolup dolmadığı ve sona erme koşullarının oluşup oluşmadığı ayrıca incelenmelidir .
Asıl borçlu öldüyse kefil yine de sorumlu olur mu?
Asıl borçlunun ölümü kural olarak kefalet sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez. Asıl borcun mirasçılar tarafından üstlenilip üstlenilmediği ve kefaletin akıbeti, somut olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir .
Kefil olduğum sözleşmeden cayabilir miyim?
Geçerli biçimde kurulmuş bir kefalet sözleşmesinden tek taraflı cayma kural olarak mümkün değildir. Ancak sözleşmede kefalet süresi belirtilmişse sürenin dolmasıyla sorumluluk sona erer. Süresiz kefalette kanunun öngördüğü fesih hakkı belirli koşullar altında kullanılabilir .
Eşim beni bilgilendirmeden kefil olursa bu sözleşme geçerli midir?
Evli bir kişinin kefil olması için diğer eşin yazılı rızasının alınması zorunludur. Bu rızanın bulunmaması hâlinde kefalet sözleşmesi geçersiz sayılabilir; ancak her somut olayın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir .
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliğinde değildir. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.

